About UsProductsServicesPartnersContact

Announcements

[07/04/2010] Publication...

New book titled "The dynamics of Sponsorship: Leveraging Brand Equity in Postmodern Markets" has been published by LAP - Lambert Academic Publishing. Please visit publications section for detailed information.  

[01/01/2010] Publication...

The article titled "Critical Success Factors in Postmodern Era" has been placed in the new book titled "Sales and Marketing Stories". Please visit publications section for detailed information. 

[15/12/2009] Publication...

The study titled "How Does Event Sponsorship Help in Leveraging Brand Equity" has been published in Journal of Sponsorship Vol. 3 / 1. Please visit publications section for detailed information.

[01/07/2009] Publication...

New book titled "Postmodern Marketing: PIM Model for Leadership in Brand Age" has been published by Beta Publishing House. Please visit publications section for detailed information.

[20/06/2008] Publication...

New publication released titled "Effects of sponsorship on customer based brand equity (CBBE)".

[01/03/2008] Publication...

New publication released titled "E-Tailing and Consumer Behavior".

Privacy Warning

All the material in this web page belong to Edin Güçlü Sözer and copy of these materials withput the consent or permission of the author will be subject to legal   actions.

If you intend to use these materials in your works or presentations you should always cite these materials in your references. Once the material has been cited as reference there will be no problem using it otherwise it will be regarded as plagiarism.

Please do not hesitate to contact author to ask and / or demand about materials.

Contact Information

edin@edinguclusozer.net

 

DİJİTAL BÖLÜNME VE TÜRKİYE

 “Yeni Ekososyal Sistem’in yaratıcı yıkım tehlikesi bazı toplumlar, kurumlar ve hatta ülkeler için yenik ayrılınan bir savaştan daha kötü sonuçlar doğuracaktır. . .”

Eski ekonomi sisteminden YES’e geçilerek katedilen büyük aşama ve gelinen uç teknolojik nokta bugün tüm topululuklar ve topluluklar içinde yaşayan tüm kitleler için geçerli değildir. Sınırları kaldıran, iletişim alanında uzaklık kavramını tamamen yokeden bu sistemi incelerken tüm dünyada yaşayan insanların yarısının henüz bir telefon görüşmesi bile yapmadığını belirtmek madalyonun diğer yüzünü de ortaya çıkarmaktadır. Bugün tüm dünya üzerinde bulunan toplumlar, toplumların kitleler ve ticaret yapan şirketler arasında teknolojiyi kullanma, iletişim kanallarına erişme ve bilgiye ulaşma anlamında ciddi farklılılar bulunmaktadır. Bu farklılıkların büyümesi, toplumların, bölgelerin ve iş dünyasının ve büyümesine engel olmaya başlayan Dijital Bölünme sorununun genel bir tanımı “Dünya üzerinde bulunan toplumların ve şirketlerin ulusal ve uluslararası alanda bilgiye erişim , iletişim kurma , teknolojiyi kullanma ve ticaret yapma fırsatları, istekleri ve kabiliyetleri açısından aralarında oluşan fark neticesinde ortaya çıkan iki kutuplu ulusal ve uluslararası düzensizliğe verilen addır.” şeklinde yapılabilir. Bu yazımda dijital bölünme kavramını incelerken etkili olduğu iki alan üzerinde durmanın yararlı olacağını düşünüyorum. Bunlardan ilki toplum içerisindeki farklı kitleler arasında oluşan ve ikincisi ise uluslararası alanda farklı ülkeler arasında oluşan dijital bölünmedir. Bu iki alanda oluşan dijital bölünme kavramı incelenirken dijital bölünmenin belirtileri , oluşma sebebleri , sakıncaları ve ortadan kaldırılması için uygulanan ve uygulanması gereken politikalar üzerinde durulması gerekmektedir. Dijital Bölünmenin sebeb olduğu faktörlere baktığımızda bu faktörlerin etkilerini minimize ederek dijital bölünmenin oratadan kalkmasını sağlamak amacıyla  uygulanması gereken politika ve alınması gereken aksiyonların beş ana başlıkta toplanabildiğini görmekteyiz. Bu politikalar sırasıyla, iletişim altyapısının geliştirilmesi , tüm bireyler ve kurumların penetrasyonunu arttırıcı uygulamaların oluşturulması , eğitim olanaklarının ülkenin her bölümüne eşit olarak dağıtılması , küçük işletmelerin desteklenerek teknolojiyi kullanmalarının sağlanması ve devletin bireyler ve kurumlar tarafından üretilen projelere finansman desteği vererek projelerin hayata geçirilmesinin sağlanmasıdır. Teknolojik altyapının bölgeler arasında eşit olmayan dağılımı , tam olarak oluşturulmaması ya da diğer bölgelere göre yetersiz kalması sonucunda o bölgelerde yaşayan halkın teknolojiyi kullanma ve hayatının bir parçası haline getirme çabaları hangi boyutta olursa olsun, dijital bölünme’nin yaşanması kaçınılmaz olmaktadır. Bu çerçevede, dijital bölünmenin önüne geçilmesinde atılacak ilk ve en önemli adım teknolojik altyapının ülkenin her bölgesinde yeterli ve etkili bir şeklide oluşturulmuş olmasıdır. Altyapı yeterliliği her bölgede yaşayan miktarda ve maliyetlerde teknolojiyi kullanma şansını oluşturmaktadır. Teknolojik altyapının eşit bir şekilde oluşturulması sonucu her birey için yakalanan fırsatların , iletişim hizmetlerinin, özelleştirilme sonucu doğan rekabet daha düşük fiyatlarla tüketiciye ulaştırılması ile pekiştirilmesi farklı gelir grubuna mensup bireylerin kolayca teknolojiyi kullanmalarını ve dijital bölünme’yi minimize edecek etkilere sahip olacaktır. Dijital bölünme’nin ortadan kaldırılması için gerekli olan önkoşulu ya da diğer bir deyişle teknolojik altyapınınoluşumunu tamamladıktan sonra atılacak ikinci adım toplum içerisindeki tüm kesimlerin teknolojik iletişim ürünlerine kolayca ulaşmalarını sağlamaktır. Tüm okullarda ve halka açık olan birçok yerde iletişim araçlarının rahatlıkla kullanabileceği ortamlar oluşturulması gerekmektedir. Özellikle okullarda kurumlarda teknolojik iletişim araçlarının günlük hayatta yoğun yer tutuması sağlanmalı , günlük işlerinde bu teknolojik araçların kullanımı ile tamamlanması sağlanmalıdır. Tüm yapılan çabaların sonuca varması için uygulanması gereken bir diğer ve çok önemli “Ulusal Eğitim” politikasıdır. Ulusal eğitim politikasının uygulanması ülkenin tüm bölgelerindeki bireylere teknolojik altyapı sağlandıktan uygulaması gereken bir diğer politika da bu şirketlerin e-dönüşüm sürecini başarı ile tamamlamalarına kadar ücretsiz ve tam zamanlı danışmanlık hizmetlerinin sağlanmasıdır. Aşağıda yer alan grafikte ulusal bazda dijital bölünmenin ortaya çıkışının temel nedenleri ve ortadan kaldırılması için uygulanması gereken politikalar ve alınması gereken aksiyonlar yer almaktadır.

Dijital Bölünme sorunu ülkemizde de oldukça ciddi bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Yukarıda yer alan grafikteki tüm temel sebebler oldukça yoğun bir şekilde ülkemizin içerisindeki farklı bölgelerde yer almaktadır. Teknolojik altyapının eşit olmayan dağılımı hatta bazı bölgelerimizde henüz gelişim sürecine bile girememiş olması, ülkemizdeki farklı bölgelerde hatta her bölgenin kendi içerisinde ciddi eğitim düzeyi farklılıklarının bulunması, yine aynı şekilde ciddi refah düzeyi farklılıklarının ortaya çıkışı ve bölgeden bölgeye değişen teknoloji kullanım ve erişim maliyet farklılıkları ülkemizde dijital bölünmenin ne kadar ciddi bir problem oluşturmaya başladığının göstergesi olmaktadır. World Economic Forum,Oxford University Press ve INSEAD tarafından yayımlanan “The Global Information Technology Report 2002-2003” adlı yayında dijital bölünmenin indikatörleri olan çeşitli faktörler ile ilgili ülkeler arasında bir karşılaştırma yapılmaktadır. Rapor içerisinde ülkeler bireysel, şirketsel ve devletsel olmak üzere bilgi teknolojileri konusunda kullanmaya hazır olma ve kullanma oranları çerçevesinde karşılaştırılmaktadırlar. Raporda karşılaştırılması ve sıralaması yapılan 82 adet ülke içerisinde hem gelişmiş hemde gelişmekte olan ülkeler yer almaktadır. Kısa olarak Türkiye’nin bu 82 ülke içerisindeki durumuna bakmak ülkemizin özellikle uluslararası alanda ne durumda olduğunu görmek açısından yararlı olacaktır. Bildiğiniz gibi dijital bölünmenin ortadan kalkması, Yeni Ekososyal Sistem’e (YES) geçiş sürecinin başlaması ve tamamlanmasında girişimcilerin projelerinin hayata geçirilmesi açısından önem arzeden konulardan biri de “Risk Sermayesi” şirketleridir. Bu şirketlerin ülke içerisinde faaliyet göstermeleri ve aktif olarak çalışmaları önem arzetmektedir. Raporda Türkiye “Risk Sermayesi Mevcudiyeti” kriterinde 82 ülke içerisinde 81. sıradadır. Birüst sıradaki ülke Honduras ve 82.sıradaki yani son sıradaki ülke ise Ekvador’dur. Bilim adamlarının mevcudiyeti sıralamasında ise Türkiye 52.sırada yer almaktadır. Eğitim üzerine kamu harcamaları sıralamasında ise Türkiye inanılmaz bir şekilde 82 ülke içerisinde 78. sırada yer almaktadır. Bu sıralamaya baktığımızda Türkiye’nin neden henüz YES’e geçiş sürecini tamamlayamamış ve bilgi toplumu olmaktan çok uzakta olmasının, dijital bölünme sorununu ciddi bir şekilde yaşamasının nedenini bulmakta çok zorlanmamaktayız. Bu kategoride Türkiye’nin üstünde yer alan ülkelerden bazıları Vietnam, Bangladeş, Peru, Filipinler ve Ekvador’dur. Raporu incelemeye devam ettiğimizde genel altyapı kalitesi sıralamasında Türkiye’nin 51.sırada olduğu görülmektedir. Bu kategoride Türkiye birçok 3.dünya ülkesi tabir edilen ülkenin gerisinde kalmıştır. Erişkinler içerisinde okuma yazma bilmeme oranında ise Türkiye 66.sırada yer almaktadır. Matematik ve Fen Bilimleri eğitimi kalite ölçümlerinde Türkiye 47.sırada yer almaktadır. Son olarak, hane başına toplam aylık bilgi teknolojileri ürünleri için yapılan harcama sıralamasında Türkiye 73.sırada yer almaktadır. Yukarıda yer alan rakamlara bakıldığında Türkiye’nin önünde alması gereken yol miktarının oldukça fazla olduğu ve bu yolu alırken geride olması sebebi ile diğer ülkelere oranla çok daha hızlı hareket etmesi gerektiği açıkça görülmektedir. Son olarak, Ulusal Eğitim politikası prensibi ile bilgiyi, teknolojik altyapıyı ve teknoloji kullanım alışkanlığını tüm bölgelerde eşit ağırlıklı olarak yayamayan ülkeler hem ulusal hemde uluslararası bazda dijital bölünme sorunu ile karşı karşıya kalacaklarının kuşku götürmez bir tespit olarak karşımıza çıktığını söyleyebiliriz.

 

To send your comments and / or questions for this article please fill out the form.  

 Name :

 E-Mail :

 Comments / Question(s) :


Back to articles section...

 

All Rights Reserved by Edin Sözer © 2010.